Aral'ın motivasyonu basit ama devasa bir ağırlık taşır: Vahdet'i geri getirmek — evrenin parçalanmış birliğini onarmak. Bu onun seçimi değil, ona yüklenen bir kaderdir. Ama Aral bu kaderi kendi iradesine dönüştürmeye kararlıdır. O, insanlığın en büyük günahının kibir olduğuna inanır ve Kök-Lisan'ın sesini takip ederek, hakikati bulmak için her şeyini — bedenini, geçmişini, hatta sevdiklerini — feda etmeye hazırdır.
DONANIM ŞEMASI / SCHEMATICS
SİBER-İMPLANT85%
AK-DOKUMA ADAPTASYONU95%
YAKIN DÖVÜŞ70%
DOSYA
Sol kolundaki turkuaz rünlerde evrenin sırrını taşıyan fani bir şaman. Kuantum Kafes'in dilini — Kök-Lisan'ı — konuşabilen nadir bireylerden biri olan Aral, ne bir kahraman ne de bir peygamberdir; yalnızca Vahdet'in son umudunu taşıyan bir kurye. Beyaz Kamlar onu eğitmiş, Gizli Ötüken'in turkuaz ışığı altında Kök Yazısı'nı derisine kazımış ve onu dünyaya salmıştır — bir misyonla: Ergenekon Protokolü'nün kilidini açmak.
ALINTILAR GALERİSİ
“Beni sen mi çağırdın, kan mı çağırdı, bilmiyorum.”
Fani Varis — Çilekeş Elçi. Göklerden inen bir mesih değil; kılıcın ve putların ötesinde, insana kendi içindeki kudreti ve sorumluluğu hatırlatan bir tanık. Yumuşaklığını sertliğin içinden çıkarmış, sertliği yumuşaklığa yedirmeyi öğrenmiş eski bir savaşçı.
Aynı kanın iki ucu. İkisi de insanlığı kurtarmak ister — biri fıtratı uyandırarak, öteki iradeyi teslim alarak. Aral emaneti taşır; İlteriş emanete hükmeder.